Yazı Detayı
14 Nisan 2017 - Cuma 20:42 Bu yazı 695 kez okundu
 
SON VİRAJ DEĞİL, SON DÜZLÜKTEYİZ
SERDAR AYDIN
 
 

SON VİRAJ DEĞİL, SON DÜZLÜKTEYİZ

Milletler kendi kaderlerini kendileri tayin ederler. Milletlerin tarihinde de gösterdikleri davranışlara göre inişli ve çıkışlı dönemler her daim yaşanmıştır ve yaşanmaya devam ediyor.

Allah Kuran-ı Kerim’de şöyle buyuruyor.

“Siz Allah’ın izni ile düşmanlarınızı öldürürken, Allah size olan vaadini yerine getirmiştir. Nihayet öyle bir an geldi ki, arzuladığınız galibiyeti size gösterdikten sonra zaafa ve verilen emir konusunda ihtilafa düştünüz, asi oldunuz. İçinizde dünyayı isteyeniniz de vardı, ahireti isteyeniniz de. Sonra Allah sizi denemek için onlara karşı yardımını üzerinizden çekti. Yine de sizi bağışladı. Zaten Allah mü’minlere karşı çok lütufkardır.” (Al-i İmran: 152)

İşte biz bu ayeti 100 yılı aşkın zamandır yaşıyoruz.

Osmanlılının son döneminden beri yaşıyoruz. Sultan Abdülhamit Han’ın tahtan indirilmesinden bu yana da zillet ve zulüm içindeyiz.

1.Dünya Savaşı, Çanakkale’de, Kutul Amare’de İngilizlere karşı galip geldiğimiz halde 1918 İstanbul işgali. İngilizlerin taşeronu Yunanlılarla 1919-1922 kurtuluş mücadelesi.

1922 de İngilizlerin İstanbul’dan sessiz sedasız gidişi.

İmparatorluk topraklarında Ulusal bir devletin kuruluşu.

Yeni devlet ile geçmiş tüm değerlerimizden soyutlanmamız. İslam ile aramıza örülen duvarlar. Aidiyetimize ve dinimize özgü kılık kıyafetimizin dahi beğenilmeyip zorla değiştirilmesi. Şapka giymedi diye İstiklal Mahkemeleri ile asılan masum vatandaşlar, binlerce. Zorunlu batılılaşma uygulamaları. Alaturka müziğimizin dahi 50 yıl resmi olarak yasaklanması. Batının senfonik müziğinin zorla millete sevdirilme çabaları. Köylü kıyafetlilerin şehirlere sokulmaması. Çağdaşlık adına 19 Mayıslarda kızlarımıza zorunlu mini etek, mayo giydirilmesi. Yazımızın bir gecede değiştirilerek bir milletin tamamının okuyamaz ve yazamaz yapılması. Ve buna bağlı olarak geçmiş tarihimizden koparılmamız. Osmanlı bakiyesi olan milletlerle aramıza örülen duvarlar. Buna karşılık bu Osmanlı bakiyesi topraklarımıza İngilizlerin, Fransızların, İtalyanların çökmesi. Buralarda kurdurulan aşiret devletçiklere kendilerine hizmet edecek hanedanlarla yönetimi ele geçirmeleri.

1946 seçimleri, 1950 seçimleri ve milletin ilk defa “Yeter söz Milletin” demesi. İLK VİRAJ AŞILDI.

1960’ta milletin başına inen darbe ve kendilerinden dahi olsa milletle beraber olduğu için asılan bir Başbakan.

Milletin bir daha asla vesayetçi CHP’ye prim vermemesi ve Demirel’li yıllar. İKİNCİ VİRAJ AŞILDI.

1971 muhtırası ile milletin seçimine yapılan darbe.

Çalkantılı 70’li yıllar. Ecevit gibi bir lidere rağmen yine de tek başına iktidara gelemeyen CHP.

1980 kanlı darbesi milletin başına balyoz gibi indi. Cunta yılları. Güçlü Kenan Evren’ e rağmen milletin seçimde yine vesayete değil, kendisine en yakın olana oy vermesi. Özal’lı yıllar. ÜÇÜNCÜ VİRAJ.

90’lı yıllarda milletin artık tamamen yerli ve milli olan liderlere yönelmesi Erbakan’ın, dolayısı ile İslami değerlerin yükselişi. DÖNDÜNCÜ VİRAJ.

28 Şubat 1997 post-modern darbesi ile milletin daha çok oy verdiğine değil, daha az oy verdiğine iktidarın verilmesi. Vesayet artık kendini gizleyemiyor.

2002 seçimleri ve milletin müthiş tokadı. Recep Tayyip Erdoğan’lı yıllar. BEŞİNCİ VİRAJ.

Ve 2002’den bu yana ülkenin her alanda müthiş derecede gelişmesi, kalkınması. Adeta ülkemizin yeniden imar edilmesi. IMF’nin boyunduruğundan ekonomimizin kurtulması. Duble yolar, hastaneler, okullar, üniversiteler, havaalanları, köprüler, barajlar, tüneller, savaş sanayinde çağ atlayan bir gelişme, haberleşme ve istihbarat için büyük önem taşıyan milli uydular. 30 yılı aşkın devam eden terör ile sona gelen bir mücadele. Güçlenen ekonomi, özgüveni yükselen bir Türkiye. Ve Dünya’yı yöneten devletlerle aynı kulvarda at koşturan adeta onlara her alanda ders veren bir Türkiye ve onun lideri.

İşte bunları ve daha nice yazamadıklarımı bu son 15 yıla sığdırdık.

Bu gelişmeleri hazmedemeyen Türkiye düşmanlarının son 15 yıl içinde bizleri tökezletmek adına yapmış olduklarını hatırlarsak.

Cumhurbaşkanlığı makamını kaptırmamak adına yapılan 27 Nisan 2007 e-muhtırasının hemen anında Recep Tayyip Erdoğan tarafından yüzlerine çarpılışı.

Ve ardından 21 Ekim 2007 Anayasa değişikliğinin millet tarafından onaylanarak bundan böyle Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesinin yolu açıldı. ALTINCI VİRAJ.

Uludere olayı, Oslo görüşmelerinin sızdırılması ve gezi olayları ile milletin seçtiği iktidara karşı dış güçlerin desteği ile sokak kalkışması yaptırılması.

Olmadı, 17- 25 Aralık yargı darbesi ile yine milletin iktidarının alaşağı edilmeye kalkışılması.

MİT TIR’larının ifşa edilerek iktidarın uluslararası alanda suçlu gösterilmek istenmesi, vatan haini ajanların açıktan açığa sahne almaları.

Bütün bunlara rağmen Milletin Adamı Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 ağustos 2014’te millet tarafından ilk defa seçilmiş Cumhurbaşkanı olması. YEDİNCİ VİRAJ.

Kobani olayları, Suruç katliamı, çukur savaşları, Rus uçağının düşürülüşü, Davutoğlu’nun başbakanlığı ve parti başkanlığını bırakması.

Ve nihayetinde şer güçlerin Türkiye içinde askeriye dahil her kademede yıllardır örgütledikleri ve yerleştirdikleri FETÖ terör örgütünü açıktan faaliyete geçirerek adeta milletin üstüne bir kara bulut gibi çökmek istedikleri 15 Temmuz kanlı darbe girişimi.

Ve yine aynı anda milletin ve onun liderinin bir olarak, 250 şehit ve binlerce yaralı vererek, bu kalkışmaya karşı koyup, imanla ve inançla başardıkları Milletin 15 Temmuz zaferi. SEKİZİNCİ VE SON KESKİN VİRAJ. Allah’ın yardımının burada bizlere geri döndüğünü net olarak htik.

Ve bunun ardından Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin anlaşarak oluşturdukları, devletin ve milletin önünü açacak olan ve bundan böyle devletin yönetimini sadece milletin belirleyeceği sorumlu Cumhurbaşkanı’na vereceği sisteme geçirecek, ülkeyi vesayet odaklarının emrinden çıkaracak olan Anayasa değişikliğinin yapılarak millete sunulmuş olması.

Artık önümüzde viraj yok. Son Virajı 15 Temmuz ile geçtik, Elhamdülillah.

ŞİMDİ SON DÜZLÜKTEYİZ. Bütün badireleri atlattık, sınavları geçtik. Çok çile çektik. Bu yolda dönenler oldu. Mum gibi sönenler oldu. Yar göğsüne baş koymadan vurulup ölenler oldu. Çok şehidimiz ve yaralımız var.

Ve hala Türkiye düşmanları ve yerli işbirlikçileri, bu son düzlükte acaba bunları engelleyebilir miyiz derdindeler.

Arkanıza bakmayın, dışarıdan gelen seslere kulak asmayın, ne kadar önde görünsek de biz burada rekor kırmak zorundayız. Yapılacak en iyi dereceyi yapmak zorundayız.

Önce şehitlerimize, yaralılarımıza, kendimize, çocuklarımıza, torunlarımıza, dinimize, imanımıza, Allah’ımıza sözümüz var.

16 NİSAN’I EVET ile geçeceğiz. Ve yolumuza çok daha emin adımlarla, başımız dik, tüm mazlumların ve mağdurların ümidi olarak devam edeceğiz.

Zalimler, nasıl bir inkılâpla devrildiklerini göreceklerdir.

Selam, sevgi ve dua ile…

 
Etiketler: SON, VİRAJ, DEĞİL,, SON, DÜZLÜKTEYİZ,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
38
0
2
5
11
18
2
Galatasaray
32
0
4
5
9
18
3
Yeni Malatyaspor
32
0
4
5
9
18
4
Kasımpaşa
29
0
6
2
9
17
5
Trabzonspor
29
0
5
5
8
18
6
Beşiktaş
29
0
5
5
8
18
7
Atiker Konyaspor
28
0
4
7
7
18
8
Antalyaspor
28
0
6
4
8
18
9
Sivasspor
24
0
6
6
6
18
10
Göztepe
22
0
10
1
7
18
11
Bursaspor
21
0
4
9
4
17
12
Alanyaspor
21
0
9
3
6
18
13
Kayserispor
20
0
8
5
5
18
14
MKE Ankaragücü
20
0
10
2
6
18
15
Akhisarspor
17
0
9
5
4
18
16
BB Erzurumspor
16
0
8
7
3
18
17
Fenerbahçe
16
0
7
7
3
17
18
Çaykur Rizespor
12
0
7
9
1
17
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv