Yazı Detayı
15 Şubat 2018 - Perşembe 19:59 Bu yazı 260 kez okundu
 
LİSAN VE BEKA
Halil İbrahim OĞUZ
 
 

   Bu yazımda aslında gündemde olan konulardan birini kaleme almak istiyordum lakin sosyal medyada denk geldiğim bir konu beni derinden üzdü ve bunu yazmak istedim. Bahsettiğim konu ise İlkokul 1.sınıf Türkçe ders kitabıydı. Bu kitapla ilgili konunun ehli olan bazı öğretmenler bir rapor hazırlamışlar. Sanırım 42 sayfalık bir çalışmaydı. Ben bu raporun yalnızca 12 sayfasını okuma fırsatı bulabildim. Bu 12 sayfada o kadar doğru konulara değinmişler ki geriye kalan 30 sayfayı okuyamasam bile meseleyi gündeme alma ihtiyacı htim.

   Öncelikle dil nedir bu soruya değinelim. Dil basit anlamda düşünürsek insanların anlaşmalarına yarayan ve bir takım ifadelerin biyolojik olarak karşı tarafa aktarımını sağlayan bir araçtır diyebiliriz. Lakin dil sadece anlaşmak için mi vardır? Çocuklarımızın Türk dilini iyi öğrenmeleri neden gereklidir? Dil; bir milletin kültür mirasıdır, dil; bir milletin geçmişidir, gelecekte var oluşunun en büyük ispatıdır, ağıtıdır, zaferidir, düğünüdür, bayramıdır, düşünce yapısı ve hayata bakış açısıdır, savaşıdır, barışıdır. Kısaca lisan bir milletin şah damarlarından biridir.

   Unutulmamalı 20. Yüzyılın emperyalist devletleri sömürü düzeni kurdukları her yerde kültürlerini empoze edebilmek için önce dil değişikliği çabasına girmişler ve bunu büyük ölçüde başarmışlardır. Afrika kıtasına bakalım mesela, kaç tane bağımsız olduğunu iddia eden devletin ana dili kendi yerel dilleridir? Peki Güney Amerika’da ki devletler? Orta Asya’da 1991’den sonra bağımsız olan devletlerde dahi hala yaygın olarak olarak Rusça dili kullanılmaktadır. Kendi ana dilleri kuzey bölgelerde (Rusya’ya yakın olan bölgeler) neredeyse ikinci dil konumundadır.

   Dil aynı zamanda siyasi alanda da bir güç göstergesidir. Günümüzde evrensel dil olarak İngilizcenin kabul edilmesi sizce tesadüf olabilir mi? Bu bir gücün simgesi durumuna gelmiş bir alışkanlıktır. Ya da SSCB’nin soğuk savaş döneminde kendi idaresi altındaki Türklere uyguladığı dil baskısı tamamen siyasi bir hamledir. Mesela Türkiye Cumhuriyeti Latin alfabesine geçiş yaptığı zamanlarda Orta Asya’daki varlığını devam ettirebilmek için Rusya insanların dış dünya ile bağlantısını kesmek adına Kiril alfabesini uygulamakta diretmiştir. Bu yasaklamanın diğer bir amacı da kendi egemenliklerinde Türkistan halkı ile Türkiye halkı arasındaki iletişim ihtimalini kesmek, aynı milletten olan insanların ortak kavram ve hislerini dil değişikliğini kullanarak yok etmenin zeminini hazırlamaktır.

   Yine dilde bir takım kavramların yeri doldurabilirken bazı kavramların özellikle manevi kavramların yeri bir başka dille doldurulması imkansızdır. Mevzuyu çok uzatmamak adına burada iki kelime ile örneklendirme yapacağım. Şarküteri kelimesini ele alalım. Fransızcadan dilimize geçmiş bir kelimedir ve hayvansal ürünlerin satıldığı dükkan anlamı taşımaktadır. Türkçe’ye de bu şekilde çevrilmiştir. Her ne kadar bu kavram bile Türkçe kasap ile tam anlamı karşılamasa da işlevsel olarak bir ihtiyacı gidermiş diyelim. Peki dilimizden bir de “Şehit” kelimesini ele alalım. Hangi dilde bulunan bir kelime bizim bağrımızdan koparak kahramanlarımıza verdiğimiz bu statü kelimenin yerini doldurabilir ki? “Şehit” kelimesinin dilimizden sökülüp atıldığını düşünün, bir de devamında yaşayacağımız beka sorununu hayal edin? Nasıl bir vatanperverlikle, Müslümanlıkla ve Türklükle karşı karşıya kalacağımızı tahayyül edin. 

   Kısacası evlatlarımıza, öğrencilerimize Türk dilini güzel konuşmayı, yazmayı öğretmek ve bu vasıta ile kültürümüzü, tarihimizi ve manevi değerlerimizi onlara aktarmak başlıca görevlerimizden biri olmalıdır. Unutulmamalı dilini unutan bir millet tarihini unutur. Buna en güzel örnek ise: 21. yüzyılda kendi kültürünü kendi diliyle değil, İngilizce, Fransızca, Rusça, İspanyolca ve Portekizce ile ifade etmek zorunda kalan Asya’nın, Afrika’nın sömürülmüş devletleridir.

   100 kelime ile düşünenle 1000 kelime ile düşünen iki insan kesinlikle olaylara aynı perspektiften bakamaz. Bu sebeple bol bol okumalı, okutmalı kendimizin ve geleceğin mirası çocuklarımızın vizyonunu genişletmeliyiz.

 
Etiketler: LİSAN, VE, BEKA,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv