Yazı Detayı
30 Ağustos 2017 - Çarşamba 11:45 Bu yazı 1202 kez okundu
 
BARNABAS İNCİLİ, İZNİK KONSİLİ VE MUHSİN YAZICIOĞLU SUİKASTİ
Ömer Faruk ÖZEN
farukozn@gmail.com
 
 

Merhaba değerli okurlar, geçen günlerde aldığım E.Emrullah BERKKAN’ın yazdığı “Darbenin Gizli Kodları” adlı kitabında söz ettiği ve ciddiyetle merak uyandırdığı ancak tam anlamıyla açıklayamadığı bir konuyu ele aldım ve sizler için araştırma gereği duydum. Bunun sonucun da kendim de şok olabildiğim bazı detayları gördüm. Paralel yapıyı dahi ilgilendiren bu olayı okuyunca şok olacak bazı hususlar hakkında bilmediğiniz gerçekleri öğreneceksiniz. İsterseniz öncelikle biraz bu kitaptan bahsedelim.

 

Barnabas İncili 325 yılında yapılan İznik Konsili’nde yasaklanan İncillerden bir tanesi. Yapılan konsilde 300 civarın da İncil arasından sadece BABA-OĞUL-KUTSAL RUH olarak bilinen teslis inancına uygun olan 4 İncil seçilmiş ve diğerleri yasaklanmıştır. Bazı forumlar da ise İznik konsilinin konusunun İncil olmadığı görüşünde Hristiyanlar mevcuttur. Orada tartışılan İsa, Tanrımı yoksa Tanrı-İnsan arasında bir konumda mı konusudur. Bu iki düşünce arasında ki farkın aslında ne denli önemli olmadığını birazdan daha detaylı konuya girdiğim de anlayacaksınız. Ha şunu da eklemeden devam edemeyeceğim. Yine bu ikinci söylenen seçeneğe göre Hz. İsa (A.S.) diye bir şey olmadığını ve RAB Yahşuah (İsa) Mesih vardır şeklinde ki açıklaması da mevcuttur. Dolayısıyla Barnabas incilini kabullenecek hali olmayacaktır tabi ki. Şimdi bu kitaptan sızdırılan bilinmeyen bazı gerçekleri dikkatle okumanızı rica ediyorum. İşte Barnabas İncil’inde ki önemli ve bazı farklılıklar:

 

Barnabas İncil’inde Hz. İsa, Tanrının oğlu olmadığını belirtmektedir. Hz. İsa bu İncil’de örnek ve önder bir insan olarak tanıtılmıştır.

 

Barnabas İnciline göre çarmıha gerilen Hz. İsa değil, ona ihanet eden Yahuda’dır. Yani günümüz Hristiyan inanışın da yer alan ve bir Paulos öğretisi olan Hz. İsa’nın kefaret olarak insanlığı kurtarmak için çarmıha gerilme olayını reddeder.

 

Ve en dikkatimi çeken konu;

 

Hz. İsa, Barnabas 42. Bölüm de “ben o değilim” diyor. “Çünkü ben sizin “Mesih” dediğiniz, benden önce yaratılmış ve benden sonra gelecek ve inancı(dini) son bulmasın diye gerçeğin sözlerini getirecek olan Allah’ın Elçisi’nin ayakkabılarının iplerini ve ya çoraplarının bağlarını çözecek değerde değilim” Yani bir bakıma Hz.İsa’nın bu İncil de bahsedilen sözleri “benden önce yaratılmış ve benden sonra gelecek” deyimi Hz. Ömer’in bize aktardığını doğrular nitelikte..

 

Hz. Ömer anlatıyor: Hz. Peygamber (a.s.m) şöyle buyurdu:

“Âdem hata işlediği zaman,

‘Ya Rabbi! Muhammed’in hakkı için beni affetmeni istiyorum.’ diye yalvardı. Allah,

‘Ey Âdem! Kendisini daha yaratmamışken, sen Muhammed’i nereden öğrendin?’ diye sordu. Âdem:

‘Ya Rabbi! Sen beni elinle yaratıp ruhundan bana üflediğinde, başımı yukarıya kaldırdım. Arşın sütunlarında “La ilahe illellah, Muhammedurresulüllah” yazılı olduğunu gördüm ve bundan anladım ki, ismini kendi isminin yanında yazdığın kimse yarattıkların arasında sana en sevgili olandır.’ Bunun üzerine Allah şöyle buyurdu:

‘Ay Âdem, doğru söyledin; hiç şüphesiz Yarattıklarımdan bana en sevimli olan Odur. Onun hakkı için istediğinden ötürü seni bağışladım. Bilesin ki, eğer o olmasaydı, seni yaratmazdım.”

 

Bir diğer madde ise Hz. İsa’nın doğumu. Bu İncil de Hz. İsa’nın doğumu benzer nitelikte anlatılmış. Bakire Hz. Meryem’e Cebrail’in müjdelediği çocuğun bir peygamber olacağı söyleniyor.

 

Ayrıca Barnabas İncil’in bir çok yerinde Hz.Muhammed’in adı geçmektedir. Hz. İsa Tevrat’ı doğrulayıcı Ahmed olarak da Hz. Muhammed’i müjdeleyici olarak geldiğini anlatıyor.

 

Vatikan ise Barnabas İncil’nin varlığını kabul eder, içeriğini kabul etmez.

 

Dolayısıyla bu kitap Hz. Muhammed’in müjdelendiğini açıklamaktadır. Ve en önemlisi ne biliyor musunuz ? Bu kitap TÜRKİYE’de….

 

Ben Muhsin Yazıcıoğlu suikastinin bu kitapla alakalı olduğunu düşünenlerdenim. Her yerde Muhsin başkan için nasıl öldüğü nasıl suikast planı yapıldığını ve kimler tarafından planlandığını anlatan yazılara denk gelmişsinizdir muhakkak. Ancak neden yapıldığı hakkın da pek bir şey bulmanız mümkün değildir. Şimdi gelin bu konu hakkında ki araştırmalarımıza bir göz atalım. Tabi ki bir de paralel örgütün bu işte ki rolüne…

 

Uzun zaman önce genç bir yazar tarafından kendini aşarak bazı özel bilgilere ulaşmış ve bu bilgileri bir kitapta yayınlayarak Türkiye’nin gündemine oturmayı başarmış ve haftalarca bu konu üzerine konuşulmasına sebep olmuş. Belki bazılarınız biliyordur benim yeni dikkatimi cezbetti.

 

Aslına bakarsanız bu bir bakıma iyi olmuş çünkü topluma anlatılamayan bazı hususlarda bu konu ön ayak olmuş toplumun da bilinçlenmesine neden olmuştur. Ancak bence bu başka bir operasyondu ve amaç topluma bilgi aktarmak değil, sır gibi saklanan bir şeyi deşifre etmekten ibaretti. Yani Barnabas İncilinden!

 

Çünkü “Darbenin Gizli Kodları” adlı kitaptan okuduğuma göre “Fuatavni” isimli fitne mikseri hesabı yöneten AYDOĞAN VATANDAŞ isimli şahıs yıllar önce “Barnabas İncili” konusunu ülkenin gündemine sokmuş…

 

Dolayısıyla bu emeğinin karşılığını da Gülencilerin kendisine sağladığı makam ve mevki ile almış. Bundan anlaşıldığı üzere Barnabas İncili gündeme halkı bilinçlendirmek için değil nerede olduğu tespit edilip Vatikan’a götürülmek üzere gündeme getirilmiştir. Bunu da Türkiye’de ki ayakçısı FETÖ yapacaktır. Zira Barnabas ne İngiliz derin devletinin, ne Vatikan’ın işine gelmiyordu.

 

İşte bu nedenle Vatikan Türkiye’de ki gizli kardinalini devreye sokarak o İncil’i Vatikan’ın -4. Katında ki kasasına kaldırmayı hedefledi ve operasyon için düğmeye bastı. Ha bu arada gizli kardinal kim mi ? Yukarıda da belirttiğim gibi “Fetullah Gülen”..  Bunun kanıtını arayanlar 2016 The Economist dergisinin kapağında, güneşin altında ki kardinal kıyafetli kişiye dikkatlice bakabilir. Bu kişinin Fetullah Gülen’den başkası olmadığını göreceklerdir.

    

Genelkurmay Başkanlığında “Kozmik oda” adı verilen odaya sadece 11 üst düzey subay girebiliyordu. Örneğin Genel Kurmay Başkanı girmek dahi istese, mutlaka diğer 10 subayın bilgisi oluyor ve ancak bu şekilde girebiliyordu. Hatta bazen Genelkurmay Başkanı olan kişilerin girmesine dahi izin verilmiyordu. Hatta bir söylentiye göre Eski Genelkurmay başkanlarından Yaşar Büyükanıt’ın bu odaya girilmesine görev süresi boyunca asla iznin verilmediği bilinmektedir.

 

Neden mi bunu anlattım ? devam edelim..

 

Vatikan’ın emri ile Türkiye’de Ergenekon isminde bir komplo düzenlendi ve üst düzey generaller ve ordu mensupları “darbe” şüphesi ile göz altına alınmaya başlandı. Sonra bir şekilde siyasiye suikast yapılacağı bahanesi ile kozmik odaya girildi ve sivil hakimler ve savcılar araştırma, suç unsuru arama peşine düştüler. O kozmik oda da “Barnabas İncili” olduğunu pek çok insan biliyordu. Acaba “Kozmik Oda operasyonu” o İncili almak için miydi ?

 

İçeriye girenler İncil’e rastlamadıysa o İncil nereye kayboldu ve şu an nerede ?

 

Vatikan bu İncil’in peşine düşmüştü, Diyanet’in içinde olan gizli ajanlar devreye girdiler ve İncil’in Türk Ordusunun elinde olduğunu öğrendiler.

 

Barnabas İncili 1981 Yılında Şırnak’ın Uludere ilçesinde ki bir mağarada bulunmuştu. Önce karbon 14 testleri yapıldı. Avrupa’dan bilir kişiler geldi ve herkes adeta şok olmuştu çünkü Barnabas İncili gerçekti..

 

Bu gizemli İncil bir şekilde Filolog Hamza Hocagil’e ulaştı ve tercüme etmek için kollar sıvanmıştı ancak TSK içinde ki paralel subayların emri ile Jandarma’nın operasyon yapması neticesinde İncil TSK’nın eline geçmişti. Yine TSK içindeki bazı vatansever subaylar bu operasyonun farkında idi ve bir siyasiye bilgi aktardılar ve “Kaçırılacak” bilgisini verdiler.

 

O siyasinin ismi MUHSİN YAZCIOĞLU…

 

M.Yazıcıoğlu bu konuyu araştırmaya başladı ve İncil’in gerçekliğini öğrendikten sonra dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a bu konu hakkında bilgi aktardı. Ama ortalık öylesine toz dumandı ki Başbakan kendisine “siz gerekli incelemeyi yapın, kayda değer bir kanıt bulduğunuzda biz gerekli adımları atarız” bilgisini aktardı. Başbakanın güvencesinden sonra Muhsin Yazıcıoğlu ABD’de yaşayan ve Barnabas İncili hakkında kitap yazan bir yazara ulaştı. İşte burada bir hata yapmıştı, çünkü bu yazar bir paralel ajandı. Bu yazardan ayrıntılı bilgi aldı ve sürekli üzerine gitmeye başladı. Bu arada Başbakan kendisini aradı ve MİT’te görevli bir personel ile kendisine bilgi verebileceğini söyledi. Muhsin Yazıcıoğlu bu MİT personeliyle görüştükten ve gerekli bilgileri aldıktan sonra konunun Türkiye Devleti açısından ne kadar önemli olduğunu anladı ve Başbakanı arayıp teşekkür etti.

 

Daha sonra 22 Mart 2009’da güvenilir dostlarıyla görüşüp bir film yapılmasını istedi. Bunun nedeni algı operasyonu yaparak bir kamuoyu araştırması yapılmasıydı. İddiaya göre operasyon iki koldan ilerleyecekti. Birincisi Muhsin başkan sosyal faaliyetleri yürütecek, Başbakan ise gizli bir talimat vererek MİT üzerinden bir operasyon yürütecekti tüm bunlar gündeme oturduğunda ise Başbakan konuyu meclise taşıyacaktı. Ancak ne hazindir ki Başbakan’ın kafasını kaldırmasına ve bu konulara eğilmesine hiç izin verilmedi.

 

Muhsin başkan ABD’li yazarla sık sık görüşüyor her gelişmeyi anlatıyor, Başbakan R.Tayyip Erdoğan ile görüştüklerini, devletten destek aldıklarını, bu işin peşini bırakmayacaklarını anlatıyordu. Ama dediğim gibi, bu ABD’li yazar aslında Barnabas İncili için araştırma yapan değil, İncil’in yerini öğrenebilmek için konuşulmasını sağlayan bir paralel ajanıydı.

 

Muhsin Başkan o helikoptere binmeden önceki günlerde bu yazarı aradı ve “Kitabın kopyalarını inceledim. Gözlerim doldu. Az kaldı, o kopyaların bir kopyası elime geçecek. Başbakan’da izin verirse tüm dünyayı ayağa kaldıracağım” diyordu.

 

İşte bu sözler onun kaleminin kırılmasına sebep oldu ve Muhsin Yazıcıoğlu elim bir suikast sonucu paralel bir operasyon ile helikopteri düşürülerek şehit edildi..

 

Özellikle İran medyası 1500 yıllık sır dediği Barnabas İncili’nin günümüz Hristiyan inancını yok edeceğini düşünmektedir.

 

Araştırmamıza göre bu kitabın bende olduğu gibi sizde de bazı meraklar uyandırdığını görür gibiyim. Özellikle Vatikan ve bir çok dini kurum tarafından aranan ve ele geçirilmek istenen uğruna suikastlar yapılan bir kitap o kadar da önemsiz olmasa gerek. Bu araştırılan konunun dışında neler oldu bilemiyorum. Gücüm yettiği kadar bilgiye ulaşmaya çalıştım.

 

Ancak tek bildiğim, bu kitabın belki de Dünyanın Hristiyan dini üzerinde ki etkisini değiştirme olasılığı...

 
Etiketler: BARNABAS, İNCİLİ,, İZNİK, KONSİLİ, VE, MUHSİN, YAZICIOĞLU, SUİKASTİ,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Kasımpaşa
12
0
0
0
4
4
2
Galatasaray
9
0
1
0
3
4
3
Medipol Başakşehir
9
0
1
0
3
4
4
Kayserispor
8
0
0
2
2
4
5
Atiker Konyaspor
8
0
0
2
2
4
6
Antalyaspor
7
0
1
1
2
4
7
Evkur Yeni Malatyaspor
7
0
1
1
2
4
8
Beşiktaş
7
0
1
1
2
4
9
Trabzonspor
7
0
1
1
2
4
10
Demir Grup Sivasspor
4
0
2
1
1
4
11
MKE Ankaragücü
4
0
2
1
1
4
12
Bursaspor
3
0
1
3
0
4
13
Fenerbahçe
3
0
3
0
1
4
14
Göztepe
3
0
3
0
1
4
15
Aytemiz Alanyaspor
3
0
3
0
1
4
16
Çaykur Rizespor
2
0
2
2
0
4
17
Akhisarspor
2
0
2
2
0
4
18
BŞB Erzurumspor
1
0
3
1
0
4
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv